Mahmut Zübermühler Den Mektuplar

Yafta , , , , , , , ,

Tepkiler: 



1.Gün

Bugün ekiple tanıştım.Saatler öncesinden rıhtımda bekledim.Beni keriz niyetine koydular köftehorlar.Ekip çok neşeli.Grubun içerisinde yediden yetmiş yediye insanlar var.Sarışını,zencisi,beyazı çeşit çeşit her telden adam var.Rıhtıma geç gelen bir miço vardı.Ayağındaki sandaletlerle koşuyor,cebindeki eriklerin dökülmesine aldırmadan nidalar atarak yanımıza geldi.Yeni miçoya tüm ekip alıştı.Uzun süren ısınma turları ve yoğun çalışma şartlarından sonra miço;ekibimizle uyum problemini kaldırdı.Bukalemen gibi kerata.Matrak bir insan.Ekibi fıçı fıçı biralar gelmeden önce esprileri ve şakarıyla negatif enerjilerini aldı.Sağduyulu yaklaşımları ve hayatı pratik yaşamak için tavsiyeleri var.Gemi için gerekli olan teçhizatlardan sonra yola koyulduk.Sahadaki taktiklerini öğrenmeyen ekibim benden fırça yedi.İlk günün fırçasını atmanın şerefine,geminin sığ bölümlerine geçerek yeni sardığım,vefakar sigaramla bütünleştim.Mahzendeki bayrağı çıkarttım.Beyaz bir bayrağın üstüne sulu boyayla çocuklar gibi kuru kafa çizmişler.Kendilerini korsancılık oynuyor zannediyorlar herhalde.Burada yaptığımız ciddi bir iş.

Dümenin başına geçip eksik olmayan ufka bakma sahnesinin verdiği hazı sonunda tattım.Ufuklarda sadece deniz olmasına rağmen,karayı görmek pahasına yarışan denizciler gibiydim.Güneş batarken denizin üzerinde bıraktığı yakamoz,yolculuğumuzu şölene çevirdi.Geminin ortasında ateş yakan aklı selim tayfa,biraları ve etleriyle ziyafet çekti.Grubun arasında kaybolmuş olan müzisyen çocuk,ses seda vererek gitarını çıkardı.Başladı  akdeniz akşamlarını çalmaya.Tayfadaki yakışıklı değil ama sempatik kitle homurtu ve mırıltılarıyla yaralarına tuz basan gitar çalan çocuğu linç etmeye kalktılar.Kızdıklarında kıllı kaşlarının bükülmesi,suratlarının ekşimesi ve yumruklarını sıkmanın verdiği güçle on kaplan kudreti kesildiler.Damarlarında dolaşan asabiyet,yumruklarına gidip harekete dönüşmek için fıırsat kolluyor,engellenemez sinirini kimse yatıştıramıyordu.Gitar çalan çocuk istemeyerek gitarını kaldırdıktan sonra ortam yatıştı.Eğlenceye kaldığı yerden devam edildi.İçmesini bilmeyen tayfa geminin orasına burasına kusarak,real sürrealizmin akımlarını temsil eden resimlerin fırça darbelerini anımsattılar.Eğlenceden uzak ıssız kitle geminin kolonlarının olduğu tarafta sigaralarını tüttürüyor,ben gelince mahmut hocayı görmüş gibi söndürüyorlardı.Biraların dibinin görülmesi ve yiyeyecek erzağının bitmesiyle,eğlencede doğru orantıyla son buldu.Birkaç kişi sitem ederek yatmadılar.Bütün ekip sarhoş ve midesi bulanık bir şekilde yatakların yolunu tuttu.Sallanan gemide ne kadar rahat edicekleri tartışılan bir konuydu.

Sabah güneşinin kamaramdaki yuvarlak çemberimsi camdan girmesiyle uyandım.Güneş ışıkları camı boyuyor,kalkmam için bana şans tanıyordu.Dün gecenin verdiği sarhoşlukla apor tapor giyindim.Saçlarımı yadigar tarağımla soldan sağa taradım.Miço kapıyı çalarak haritayı getirdi.Cehaletin son noktalarında gezinen tayfam,küçük çocukların bile yapmayacağı şeyi yapmıştı.Haritayı kendi kafalarına göre düzeltmiş,rotamızı şaşırtmışlardı.Kürsüme çıkarak brifing verdim.Herkes iş başı yaptıktan sonra dümene geçtim.Kaybolan rotamızı bulmak samanlıkta iğne aramak gibiydi.Dört yanımız deniz olduğu için yoldaşlarımız balıklardı.Tayfadan her iki dakikada bir kişi geliyor,beni soru bombardımanına tutuyordu.Kerizlere rotayı bulacağıma dair söz verdim.Hayatlarında tatmadıkları mutluluğu dudaklarımdan dökülen iki cümleyle yaşadılar.

Yiyeyecek erzağımızı bitiren tayfa,tahta kurularını kemirme düzeyine gelmişti.Tüm gruptan çıkan mide gurultusu sesleri senfoni orkestrasını hatırlatıyordu.Cüssesi büyük olanlardan daha bas bir ses,cüssesi küçük olanlardan pes ses geliyordu.Yanyana dizildikleri için,mide orkestlarındaki çalgılarını senkronize şekilde çalıyor,notaları atlamadan,aksatmadan çalıyorlardı.Kara gün dostu miço,guruldayan mideleri soyut olarak doldurabilecek bir çözüm yolu buldu.Miçoya eğitim durumunu sorduğumda ''isviçre bilim adamları enstitüsünden '' olduğunu söyledi.Kendisi ayaklı ansiklopedi gibiydi.Şakalarıyla guruldayan midelere derman olmuş,açlık hissini az da olsa yatıştırmıştı.Gece olunca günün verdiği yorgunluğa dayanamayan tayfa,bebekler gibi uyumuş,açlık sorunlarını dert etmeden yeni bir güne başlamak için enerji topluyorlardı.

Comment (1)

şeker savaşaları kadar güzel

Yorum Gönder