Türkçe Çeviriyle Altyazılı Porno İzlemek

1

Yafta , , , , , , , , , ,

Sandalyenin üzerindeki ütülenmiş pantolonuma ve gömleğime baktım.Pantolonumda üç çizgi vardı.Dolayısıyla pantolonumu annem ütülemiş olmalıydı.Çünkü ben ütülediğim zaman iki çizgi oluyor ya da bekar tarzı oluyordu.Elimi pantolonuma götürdüm.Pantolonum fırından yeni çıkmış ekmekler gibi sıcak ve taptezeydi.Dolabımdan gri kıravatımı aldım.Topu topu iki tane kıravatım vardı.Birisi gri öteki siyahtı.Bugün hangi kıravatı giysem acaba derdine düşmüyordum.Yataktan yeni çıkmış soğuk ve bitkin bacaklarımı sıcak pantolonumla bütünleştirdiğimde ortaya tepkime çıkmıştı.Soğuk ve sıcağı aynı anda hissediyordum.Aynanın karşısına geçip gömleğimin düğmelerini birer birer iliklemeye başladım.Kendinden emin adamlar gibi aynaya bakıyor bakışlarım üzerinde çalışıyordum.Özgüvenli bakış mı ? Cesaretli mi ? Yoksa teklif var ısrar yok bakışı mı yapmalıydım ? Kıravatımı gömleğimle birleştirdiğimde iş görüşmesine giden bıkkın adamlar gibi olmuştum.Saçım yeni savaştan çıkmış gibiydi.Emektar tarağımı saçımda gezdirdiğimde bir noktada tarağın ileriye doğru gitmediğini anladım.Zorladığımda taraktan ''çıt'' sesinin geldiğini duydum.Emektar tarağımı jübilesini yaptırmadan köşeye bıraktım.Elimi suda gezdirip saçımla birleştirdim.Artık elimin saçımla ilişkisi vardı.Son rütuşlardan sonra hazırdım.

Yandan takılan ve hippi tarzı olan çantamı alıp evden çıktım.Yolda yürürken günün telaşına kapılan işe,okula vb yerlere koştura koştura giden insanları gördüm.Bende onlarla aynı durumdaydım ama ağırdan alıyor ve aheste aheste yürüyordum.Yolda giderken Mehmet ile karşılaştım.Elinde taze simitlerin olduğu falanca fırının poşeti vardı.Bir yandan benimle konuşuyor bir yandan simitten lokmalar alıyordu.İster misin tarzında simidi bana uzattı hayır diye el kol hareketi yaptım.


Okula yaklaştığımızda Mehmet heyecanlı bir şeyler anlatmaya başladı.Heyecanını ağzındaki simit parçalarını her iki dakikada bir görüşümden anladım.Bir yandan ağzındaki simitleri sindirmeye çalışıyor bir yandan da laf anlatmaya çalışıyordu.Olayın en civcivli bölümlerine geldiği zaman ağzındaki birkaç parçayı yere düşürüyordu.Ceketi susam ve simit parçaları olmuştu.''Hıhı,hıhı'' diyerek söylediklerini başımı öne-arkaya sallayarak onaylıyordum.Nihayet okula gelmiştik.Son lokmalarını bitirince derdinin ne olduğunu sonunda anlamıştım.Elini omzuma vurarak ''Oğlum,Ata'nın bildiği bir seyyar cd satan bir adam varmış.''dedi.
Bende ona cevaben ''Eee ? '' dedim.
''Bildiğin o tür cd değil.Porno cd satıyorlarmış.Böyle ne ararsan varmış.Birde adam toplu alımlarda indirim yapıyormuş '' dedi.

Olaya dışardan baktığınız zaman adamın(seyyar satıcı)yaptığı iş güzel gelir.Hem porno izler hemde parasını kazanır.Birde adam sermaye yaptıysa diyecek bir şey yok.Kampanya da yapmış bir de.Toplu alımlarda indirim.Mübarek sayı kadar alanlara biz de müessese olarak bir cd hediye ediyoruz tarzında.Okul bittiğinde Mehmet dediği seyyar satıcının yanına gittik.Köşe mahallelerde izbe bir yerdi.Ara sokaktaydı.Caddeye görüntü olsun diye cdlerin kapaklarını koymuştu.Eğer cd alacaksanız ara sokağa doğru uzun yolculuğa başlıyordunuz.Bir nevi uzantısıydı.

Mehmet ile birlikte seyyar satıcının yanına gittiğimizde başlarda öylesine filmlere bakıyorduk.Sonra Mehmet niyetini belli etti ve yaklaşık yirmi dakika sonunda çekingenliğimizi bir kenara atabilmiştik.Başlarda adama kaş,göz işareti yapmıştı.Adamın kaş gözlerden neler çıkartabileceği meçhuldu.Bizi direk ara sokakta zikebilirdi.Nasıl olsa tenha bir yerdi.Üçüncü sayfa haberlerinin manşetlerini süslerdik.Adam sonunda Mehmet'in hissatını zorda olsa anladı.Bir koli çıkarttı ve iki tane cd uzattı.''Alın çocuklar benden size '' dedi.
Seyyar satıcı bize porno cdlerinde kıyak geçmişti.Daha konusu bile sormamıştık.Adam tipimizden elindeki filmleri sevdiğimizi anlamıştı.Üzerinde görsel bir şey yoktu.Sadece jelatinli bir kap ve cd vardı.

Eve gittiğimde vcd ye cdyi koydum.Birkaç cızırtıdan sonra cd açılmıştı.Uzun süren beklemeden sonra nihayet amacımıza erişebilmiştik.Dörtlü koltuğa geçip filmin başlamasını sabırsızlıkla bekliyordum.Birinci sahnede kız erkek arkadaşıyla konuşuyordu.Her şey normaldi.İkinci sahnelere doğru ateş bacayı sardı ve ortam ısınınca erkeğin şartelleri attı.Birden kıza davrandı.Porno alt yazılı olduğu için ''Fuck you'' kelimelerini ''Kahretsin'' diye çeviriyordu.Kız sürekli ''kahretsin,kahretsin,evet,evet ! '' diye bağırıyordu.Bu işte bir tezatlık vardı.Anlamadım bende.Cd yi çıkardım.

Kanalları gezdikten sonra pokemonun yayınlandığını gördüm.Dörtlü kanepeye kıvrılarak pokemonu izledim.

Çift Kaplanlar İle Amansız Mücadele

1

Yafta , , , , , , , , ,


Soğuk bir kış akşamıydı.Aralıklarla yağan yağmur toprağı nemlendirmişti.Nemli toprak kokusu burnumdaki duyu almaçlarını harekete geçirmişti.Sırtımdaki çantamla havayı koklayarak yürüyordum.Okuldan çıkmanın verdiği rahatlıkla yakamı çıkarmış ve önlüğümün düğmelerini açmıştım.Uzaktan bakınca çetin geçen ihale savaşlarından çıkan iş adamı gibiydim.Yolda yürürken başım eğik,gözlerim sürekli yolları inceliyordu.İki organımda aynı görevi görürken unuttuğum organ olan ayağım birden tökezledi ve göt üstü yere yapıştım.Çantamdaki ağırlık sebebiyle düşüşüm hızlanmıştı.Olayı teorik olarak ispatlardım.Ama sizi bunaltmamak istiyorum.Benim arkamdan gelen arkadaşlarım bana destek olacaklarına köstek olmuşlardı.İbneler hayatlarının en büyük eğlencelerini yaşıyorlardı.Ayağa kalkıp yenik düşmüş savaşçı gibi pantolonumdaki tozları temizleyerek yoluma devam ettim.Yolda giderken hafiften serinlik hissediyordum.İçinde bulunduğumuz mevsim kıştı ama ben üşüyeceğim yerde serinliyordum.Sanki evde bir kapı açıkta ceyran yapıyormuş hissi veriyordu.Çok geçmeden pantolonumun tampon kısmının yarıldığını fark ettim.Fark etmem okuldan çıkıp bizim eve yürüme mesafesinde olmuştu.İbneler bana o yüzden gülmüşlerdi.O zamanlar baksır maksır bilmiyordum.Benim için en iyi iç çamaşır kaplanlar markası ve amblemi olan mavi donumdu.Mavi donumda bu olaya isyan etikti beni yarı yolda bırakmıştı.

Dükkanların önünden geçerken yemek yiyen çiftler yemeği bırakıyor sadece benim totoma ve vefakar mavi donuma odaklanıyordu.Bir süre sonra bende sinirlendim ki camların olduğu tarafa el hareketleri yapmaya başladım. Hatta bazıları bu durumdan mesut olacaklar ki fotoğrafımı çekmeye başlamışlardı.Artık mavi donlu selebriti olmuştum.Herkesin hayatında 8 saniyeliğine de olsa muhabirin arkasına geçerek el sallayarak şöhretin dibine vurduğu duruma girmiştim.

En sonunda dayanamayıp ağlayarak eve doğru tabanları yağladım.Mavi donum caddede herkes tarafından görülüyordu.Hiç bir şeyi umursamıyordum.Önümde uzun bir yol mavi donum ve sadece ben vardım.Sadece ikimiz.Rezil olsak bile yolun sonunu getirmeliydik.

I Am From Urfa Eternally

0

Yafta , , , , ,

Aşk-ı Memnu(Çiğköfte Edition)

1

Yafta , , , , , , ,

Halit Ziya Uşaklıgil'in bize daha doğrusu Türk Edebiyatı'na bırakmış olduğu,raflarda toz tutmaya yüs tutan bir eseri.Her Türk genci gibi altına basarak söylüyorum romanı okumadım.Daha doğrusu okuyamadım.İçinde bulunduğum dönemde sürekli yabancı dilden Türkçe'ye çeviri romanları okudum.O dönemlerde kendi edebiyatımız ilgimi çekmiyordu.Dizi ile romanın birbirine uyan yönleri var mı bilmemekteyim ama söylenilenlere kulak kabartırsak pek uyduğu söylenemez.Genel kanı böyle.

Yengenin de erikleri ne kadar güzelmiş kütür kütür.

Dizide ilgimi çeken şey - her hafta çekirdek eşliğinde izleyen kitleden değilim - içinde bulundukları evin ve giydikleri giysilerin bir memur ailesini geçindirecek kadar olduğu.Düşünsenize sizin özel günlerde,gecelerde,koktylilerde giydiniz tuvalet vb şık giysileri onlar gündelik hayatta giyiyor ve bir gardalop dolusu kadar daha var.Maddi ve manevi değerleri bir memur ailesiyle örtüşmüyor.


 Maddi yönünü geçtim,örf ve adetlere uymuyor bile.Behlül adında fırlama bir karakter var.Dizi boyunca tüm sülalesini elden geçiriyor.Onun elinden bir uçan bir de kaçan kurtulur.El sürmediği hem cinsinin hesabını yapmadım.Parmak hesabı da yapılmıyor.Bir gün Bihter ile bir gün Nihal'le keyif yapıyor.Benim bildiğim bu kadar karakter var.Gerisini siz biliyorsanız Behlül ile onları tepkimeye sokun.Adnan isminde bir karakter var.Mazlum.İlk bölümden itibaren gözlerinden belliydi boynuz yeme potansiyeli.Behlül gözünün önünde çatır çatır karısını götürürken Adnan oturup Fenerbahçe'yi izlesin.Behlül'ün bir de utanmayıp ''Yengenin erikleri güzelmiş kütür kütür'' demesi lazım.

Abdülhey Yazamayan Gazetenin Dramı

0

Yafta , , , , ,

Özellikle mi yapıldı yoksa büyük çaba mı harcandı bilmiyorum ama ''Abdülyeh'' yazmak benim bile aklıma gelmezdi.Tabiki kırk yıl düşünsem.O değil şimdi Kurtlar Vadisi tarafları ayağa kalkar.

Abdülyeh'in seksi pozları için tıkla


Ahanda Haber

Porno Lan Bu

0

Yafta , , , , , , ,

Akşam evden apar topar çıkmıştık.Sokaktan eve geldiğim için üstüm kir-pas içindeydi.Çamurlu topumu evin girişine bıraktım.Topu bıraktığımda oluşan ''şıp,şıp'' sesiyle annemin radarına yakalanmıştım.Annem evde ne olsa duyardı.İki koluna beline koymuş vaziyette karşıma geçip geç kaldığım için bana bağırmaya başladı.Babam aheste aheste davranıyordu.Kendi dolabında olan,bizlerden ve her şeyden saklı olarak parfümünü sıktı ve gömleğindeki son kontrölleri yaptıktan sonra emektar tarağını alıp saçını taramaya başladı.Annemin azarıyla kendimi alman marka swatch saatler gibi hissettim.Kaç dakika da elimi yıkadığımı hatırlamıyorum.Pazardan alınan birkaç gömlek arasından en sosyetik olanı ve bir dizleri yırtılmamış pantolon seçildi.Diğer aile üyeleri gibi geceye hazırdım.Giysi gece için yeterli olan faktör değildi parfüm + aksesuarlar onu tamamlamalı ve görenleri afallatmalıydı.Babamdan gizlice emektar parfümünü sıktım.Çok hoş kokuyordu.Bugünden bugüne genellikle kolonya kullandığım için bünyeme ve koku almaçlarıma farklı gelmişti.

Babam,köşedeki tatlıcıdan aldığı tulumbayla kapıda bekliyordu.Geç kalan anneme sitem ediyor ve sürekli saçlarını düzeltiyordu.Holde belirmem ile babamın beni hedef alacağını düşündüm.''Hadi giy şu ayakkabılarını geç kaldık zaten'' dedi.Esem sportumu(O zamanki spor ayakkabıya denilen ad) giydim.Futbol oynarken hep burun vurduğum için ön dikişleri patlamıştı.Babamla birlikte kapıda beklerken babam sıkıldığından olcak yadigar tarağını cebinden çıkarttı ve benim saçlarıma da musallat oldu.Babamın fix saç tarama stili olan ''inek yalaması'' sonunda beni de bulmuştu.Gizliden saçımı eski haline getirdiğimi görünce ''O kadar uğraştım.Niye dağıtıyorsun ? '' diye bana sinirleniyordu.Leydiler gibi olan annemin teşrif etmesiyle gecenin üçlüsü hazırdı.

Dolmuşa bindikten sonra annem beni kucağına almaya diretti.On yaşındaydım.Akranlarım yoktu ama yaşım küçük olmasına rağmen benim de bir karizmam vardı.Yerle bir olmasına izin vermezdim.Efelik taslayarak annemin sıcak kollarından ve rahat yerden vazgeçip,bacak boylarında olduğum kocaman insanların tutundukları yerlere tutundum.Dolmuş şoförü dengesiz sürdüğü zaman bir ileri bir geri savruluyor,dolmuştakilere neşe kaynağı oluyordum.En sonunda bir adamın sırtına kafamla girmiştim.Sinirden arkasını döndü.Pis pis baktı.

İniceğimiz yere geldiğimizde çok sevinmiştim.Geldiğimiz yere ilk adımımızı attığımızda annem de nutka giriş yapmıştı.''Misafirlikte uslu çocuk olmak için 10 püf nokta'' adlı kitap çıkartabilirdi.Sürekli oyuna yeni girecek olan hücum oyuncusu misali bana taktikler veriyordu.
Onlar yaparsa sen yapma
Tabağını bitirdikten sonra ayılık edip bir daha isteme
Sağ solla oyanıyp bizi ellere rezil etme

Misafir olacağımız evin kapısına geldiğimizde bir sürü ayakkabı vardı.Babam nezaketen Fransa daki sörlüğünün verdiği asaretle tokmağa vurmak yerine zili çaldı.Kapı açılışı klasikti.Hani yarışma programlarında bir kutu açılır(bknz:Var mısın yok musun)güzel şeyler çıkınca millet delirir aynen öyleydi.Kapıyı açınca bizi beklemeyen ev ahalisi şaşkınlıktan birkaç dakika oldukları yerde kaldılar.Ayakkabımı çıkartıp yere basarak ilk adımımı attım.Neyseki çorabım yırtık olmadığı için daha ilk adımdan taviz vermemiştim.

Oldum olası selamlaşma vb merasimleri sevmem.Eve gelen kaç konuk varsa hepsiyle öpüşmüştüm.Birkaç teyze yanaklarımı kopartacak düzeyde sıkmış sevgisini aşırı derecede göstermişti.Büyüklerin sohbetlerinden bir şeyler anlamadığım için halıdaki desenlere baktım.O kadar çok baktım ki sığ düşüncelere dalmıştım.Bir ara halı ticareti kafama yatmıştı.Yemekler servis edilip yenildikten sonra çaylar geldi ve koyu sohbet başladı.

Ev sahibi bana bilgisayarın olduğunu istersem bakabileceğimi söyledi.Karşıda yemek tabağıyla oturan babamın bakışları hayırdı ama ben onu dinlemedim.Koşup bilgisayarın başına oturdum.Misafirlikten gidene kadar kökledim bilgisayarı.Ev sahibi beni o kadar çok sevmişti ki sana ''Fifa 2005'i veriyim.Yükleyince getirirsin'' demişti.Misafirliğe gittiğim yerden eşantiyonla çıkmıştım.

Eve yorgun argın gelmiştik ama ben hiç yorulduğumu hissettirmedim.Annem ile babam uyuduktan sonra bilgisayarı açtım ve aldığım oyunu bilgisayara taktım.Oyun yerine bir sürü video dosyası çıkmıştı.O gece hepsini izlemiştim.Videolar pornoydu.2 cdnin içide full porno doluydu.

Ertesi sabah sokağa çıkıp gündelik oyunlarıma devam ettim.

Süt Kafasıyla Demet Akalın Moduna Girmek

0

Yafta , ,


Gıcırdayan yatağımdan,ellerimi gözlerime götürüp ovuşturarak uyandım.Perdeyi kapatmayı unuttuğum için güneş ışınları odama giriyordu.Güneş ışınlarının girdiği yerde toz zerreleri havada dans ediyordu.Gözlerimi onlardan alamadım.Özgürce dolaşıyor ve hiçbir şeyden sorumlu değillerdi.Ayağımın altına giren pijamamla mutfağa doğru yol aldım.Holden geçerken halıya bastım,uyku sersemliğinin de etkisiyle ayağım kaydı ve yere düştüm.Kendime daha fazla hasar vermemek için fındıkkıran balesindeki,balerinler gibi parmak ucunda yürümeye başladım.Masanın üzerinde kirden küf tutan bardaklara baktım.Dolabı açıp,temiz bardak aradım.Bulduğum bardak kristal viski bardağıydı.Viski bardağıyla su içmek garipti.Açık mutfak kapısından içeriye giren soğuk rüzgar tüylerimi diken diken etmişti.İyi tasvir yapan yazar olmadığımdan içeri giren rüzgardan yola çıkarak kişisel bir mesaj veremiyorum.Siz anlayın.

Buzdolabını açtığımda kelimenin tam anlamıyla tam takır kuru bakırdı.Biraz daha ileri gidersek bir tek örümceğin ağ örmediği kalmıştı.Masanın üzerindeki lokantanın poşetini gördüm.Dünden kalma lahmacun parçaları ve tuz poşetleri vardı.Telefonu alıp numarayı çevirdim.Sabahın köründe beni aç bırakmayan vefalı biricik lokantamın,denizli horozu sesli garsonu telefonu açtı.Erken saatlerde daha yemek yapmadıklarını ama iki saat bekledikten sonra siparişleri almaya başladıklarını söyledi.Mağara inine benzeyen buzdolabından kötü gün dostu beyaz peyniri aldım.Ekmeğimin arasına koyup,kendime sallama çay yaptım.

Dişimin kavuğuna yetmeyen ekmeğimi yedikten sonra mutfaktan çıkıp odama doğru yöneldim.Holden geçerken daha dikkatli davrandım.Pantolonumun cebini para var mı diye aradım.Elimi attığımda şıngırdayan bozuk paralar gelmişti.Neşem kısa sürmüştü.Bozuk paralar aynı dilencilerdeki gibi beş veya on kuruşluklardan oluşuyordu.Dayanamayıp sigara içtim.Mutfaktaki kapıdan gelen soğuk rüzgara karşı.

Radyoyu açtım.Üzerimdeki negatifleri alacağını düşündüm.Radyo kanallarını dolaşırken sabah şekeri tadında bir istasyona rastladım.Beş dakika sonra Demet Akalın şarkısı çalmaya başladı.Kapatacaktım ama neşem hafiften yerine gelmeye başlamıştı.Anormal seviyede sigaranın veremediği mutluluğu Demet Akalın veriyordu.

Telefonumun çaldığını gördüm.Sen beni aramıyorsun neden ben seni arayım grubuna dahil bir arkadaşım arıyordu.Uzun zamandan beri görüşmemiştim ama Demet Akalın neşe kat sayımı onla çarptığı için telefona cevap vermedim.Buzdolabındaki peynir bile gözüme iyi bir yemek olarak gözükmüştü.

O gün sabahtan akşama kadar Demet Akalın dinledim.Zamanın nasıl geçtiğinin farkında değildim.Kimse de gelip bir şey söylemedi.